MOORE YASASI VE YENİ TEKNOLOJİLER

 

 

   Intel’in  kurucularından Gordon Moore’un 1965’te  yayınlanan bir elektronik dergisinde öne sürdüğü Moore yasasına göre işlemcilerin hızları iki yılda bir ikiye katlanmaktadır.

   Günümüzde bu yasanın artık geçerli olmadığı ve hız artışının duracağı bir limit olduğunu düşünenler çoğalmaktadır.  Bu düşüncenin sebebini bir örnekle açıklamak gerekirse:

   2001 yılında işlemci hızları 2 ghz hızına ulaşmışken bugün işlemcilerin 16 ghz hıza ulaşmış olması gerekiyordu, fakat ulaşamadı. Moore yasası işlemci içerisine sığdırılabilecek transistör sayısının artışına dayanmaktadır. Tabii ki sabit bir alana sığdırılabilecek transistör sayısının bir sınırı olması gerekir.

   Ancak bu yasanın artık çalışmadığını düşünenler elektronlar yerine fotonları kullanan optik hesaplayıcılar ve kuvantum mekaniğine dayalı paralel işlem yapma yeteneğine sahip kuvantum bilgisayarlar üzerine yapılan araştırmaları gözardı etmektedirler.

   Kuvantum bilgisayarlar fiziğin alanına girmektedir ve çalışmalar henüz teori aşamasındadır.

   Günümüz bilgisayarlarında veriler transistörler boyunca hareket eden elektronlar vasıtasıyla işlenmektedir. Kuvantun işlemcide transistörün görevini atomlar almaktadır ve bir atom “kuvantum bit“ ya da  “qubit“ olarak isimlendirilmektedir. Geleneksel elektronik işlemcilerimizde bir bit  “0“ veya  “1“ değerini alabilirken bir qubit aynı anda  “0“ ve  “1“ değerini alabilmektedir. Superpozisyon olarak adlandırılan bu özellik sayesinde kuvantum bilgisayarlar paralel donanım kullanmadan paralel işlem yapabilme yeteneğine sahip olacaklardır.

   Kuvantum bilgisayarların günümüzde matematikçileri korkutan bir yanı bulunmaktadır. Kuvantum bilgisayarlar normal bilgisayarların sınırsız zamanda tamamlayamadıkları işlemleri saniye bazında tamamlama yeteneğine sahip olacakları için günümüz şifreleme yöntemlerini geçersiz kılacaklardır ve yeni yöntemlerin bulunması gerekecektir.

   D-Wave systems isimli Kanada firması kuvantum bilgisayarlar ile ilgili pek çok bilimsel ve ticari problemleri çözdüklerini ve yakın zamanda kuvantum bilgisayarları hayata geçirebileceklerini iddia etmelerine rağmen bu konuda pek çok şüpheler vardır.

   Eğer şüpheleri bir yana bırakırsak kuvantum bilgisayarların gelecekte çok önemli gelişmelere sebep olacağını düşünebiliriz. Böyle bir gelişme bilgisayarların insanlardan daha zeki olacağı anlamına gelir bu da web3.0 ve semantik web çalışmaları ile birleştirildiğinde makinelerin, insanların bugüne kadar oluşturduğu bilgi birikimini işleyip farklı bilgi ve sonuçlara ulaşabileceği anlamına gelmektedir.    

   Bilgisayar icat edildiğinde insanlığın geleceğinin tamamen bu makinaların elinde olacağı anlaşılamamıştı belki. Fakat bugün web 3.0 gibi internet uygulamalarının ve robot  teknolojilerinin bize kaçınılmaz olarak düşündürdüğü şey geleceğimizin makinelerin vereceği kararlara bağlı olduğudur.

   Özellikle robotların ve internet tabanlı iş otomasyon sistemlerinin hayatımıza girmesiyle günümüz insan emeğine dayalı ekonomik , sosyal ve politik sistemlerimiz kökten değişmeye başlayacaktır. Toplum kesimleri arasında teknolojinin nimetlerinden faydalanma oranındaki farklılıktan kaynaklanan dijital bölünmenin oluşturacağı tehlike insan işgücüne ihtiyacın giderek azalması sonucunda meydana gelecek işsizlik tehlikesi ile birleşince zaman içerisinde makine karşıtı siyasal akımların ortaya çıkmasına sebep olacaktır.